ÜNİTE 5 KAMU GELİRLERİ  

KAMUSAL FİNANSMAN KAYNAKLARI

 Dar anlamda kamu gelirleri: Yalnızca merkezi yönetim tarafından elde edilen ve genel bütçeye dahil edilen gelirlerdir.Geniş anlamda kamu gelirleri: Hem devletin hem de İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının gelirleridir. 

Kamu Gelirleri aşağıdaki gibidir:

 

1.Vergi

2.Harçlar

3.Resimler

4.Åžerefiye

5.Para fiskal Gelirler (Vergi Benzeri Gelirler)

6.Para İşlemleri

7.Borçlanma (İstikraz)

8.Vergi Dışı Gelirler Bir vergi, resim, harç vb’nin toplanabilmesi için:

a)TBMM tarafından kanunlaşması gerekli

b)Resmi Gazetede yayınlanması

c)Bütçe Kanununda verginin toplanmasına izin verilmiş olması

d)Vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi gerekmektedir.  

Anayasanın 73. Maddesine göre “herkes kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür� Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konur, değiştirilir ve kaldırılır. Vergileme yetkisi TBMM’ne aittir.Bir verginin toplanabilmesi için; verginin konusu, mükellefi, matrahı ve tarifesini içeren bir vergi kanununun olması gerekmektedir. Vergi, resim, harç vb. yükümlülüklerin muaflık, istisna, indirim ve oranları kanunda belirlenen sınırlar içerisinde Bakanlar Kurulu tarafından düzenlenirTürkiye’de gerek Konsolide Bütçe gerekse Genel Bütçe içinde vergi gelirlerin payı %80 civarıdırKonsolide ve Genel Bütçe Gelirleri içinde harçların payı binde 22’dir. Ülkemizde son 5 sene içinde vergi gelirlerinde azalma görülmektedir. Dolaylı vergilerin ( tüketim üzerinden alınan) nispi payı dolaysız vergileri geçmiştir. Vergi dışı normal gelirlerin konsolide bütçe içindeki payı %18 dolayındadır. 

1.VERGİ

Vergi; Devlet ve kamu kuruluşlarının harcamalarını karşılamak üzere gerçek ve tüzel kişilerden karşılıksız, kesin, egemenlik hakkına ve kanuna dayanarak alınan parasal tutarlardır. 

Verginin Özellikleri

•Vergi, devlet veya yetkilerinin devrettiği kuruluşlar tarafından alınır

•Vergi, kamu harcamalarını karşılamak için alınır.

•Vergi, gerçek veya tüzel kişilerden alınır.

•.Vergi karşılıksızdır

•Vergi kesindir, geri ödenmez

•Vergi, devletin egemenlik hakkına dayanılarak ve cebren (zorla) alınır

•Vergi parasal bir ödemedir

•Vergi özel kesimden kamu kesimine parasal bir transferdir.Not: Colin Clark’ a göre vergilerle karşılanan kamu harcamaları milli gelirin %25’ini geçmemelidir 

2-HARÇLAR

Yarı kamusal nitelikli mal ve hizmetleri sunan kuruluşların sundukları hizmetlerden yararlananların faydalanma derecesine göre ödedikleri paralardır. Harcın hizmetten yararlananlar için zorunlu olması onu vergiye yaklaştırırken, bir hizmet karşılığı olarak ödenmesi vergiden uzaklaştırır. Harcı ödemeyenler, hizmetten yararlanamazlar yani dışlanırlar. Örnek; Pasaport harcı, Üniversite kayıt harcı 

3- RESİMLER

Belli bir işin yapılması için, yetkili makamdan izin alınması karşılığında ödenen paradır. Resimler belediyelerin en önemli kaynaklarıdır. Örnek, sinemalardan ve tiyatrolardan alınan eğlence resmi 

4- ŞEREFİYE

Yerel yönetimler tarafından yapılan bayındırlık hizmetinden dolayı ortaya çıkan değer artışına karşılık olarak, gayrimenkul sahiplerinden alınan, işin maliyetine katılma bedelidir.Vergiden farkları, bir belli bir hizmetin karşılığında ödenmesidir. Bu özelliği ile harçlara benzerler. Hizmetten yararlanma karşılığı zorunlu olarak alınması özelliği ile ise vergiye yaklaşmaktadır. Örnek, yolu olmayan bir sokağa asfalt yol yapılması sonucu yaratılan değer artışı için alınan para. 

Şerefiye Paylarının  Hesaplanması, Tahakkuku ve Tahsil Şekli:  Harcamalara katılma payı, hizmet giderinin tamamı kadardır ancak;

•Yapılacak giderler peşin olarak alındığı taktirde bu paylar %25 eksiği ile alınır.

•Bu hizmetlerin giderleri, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile İller Bankası tarafından tespit edilen ve yayınlanan rayiç ve birim fiyatlardan fazla olamaz

•Devlet yardımları, karşılıksız fon tahsisleri, bu işler için yapılan bağışlar ve istimlak bedelleri, giderler tutarından indirilir.

•Harçlara katılma bayı, arsa ve binalarda vergi değerinin %2’sini aşamaz

•Harcamalara katılım paylarını ½’ye (peşin ödenirse 1/3’e kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

•Katılma payları ile ilgili paylara karşı dava açabilmek için, katılma payının ½’sinin ödenmiş olması gerekmektedir.

•Harcamalara katılım payının tahakkuku, hizmetlerin tamamlanarak kullanıma açılmasından sonra yapılır.

•Pay miktarları, hesaplanarak mükellefin adı, soyadı, adresi ve ödeyeceği miktarla beraber liste halinde, sokak, cadde vb. yerlere liste halinde asılır.

•Katılım payları, ilan edildiği yılı takip eden yıldan itibaren, 2 yılda (bakanlar Kurulu kararı ile 5 yıla kadar uzatılabilir) , 4 eşit taksitte ödenirler

•Peşin ödemelerde, ilan tarihinden itibaren 1 ay içinde ödemenin yapılması gerekmektedir.

•Gecikmelerde alınan tecil faizi (12.11.2003 tarihi itibarı ile) %3’ü aşamaz.     

5- VERGİ BENZERİ GELİRLER (PARAFİSKAL GELİRLER)

İktisadi ve sosyal amaçlı kamu kuruluşları ile mesleki kuruluşların finansmanına katılmak amacıyla bunların hizmetlerinden yaralananlardan alınan paralardır. Örnek; SSK’nın işçilerden, Ticaret Odasının üyelerinde, Bağ-Kur’un işverenlerden aldıkları paralarHizmet karşılığı alındığı için harca, zora dayalı olduğu için vergiye yaklaşırlar. Bu gelirler, genel devlet bütçesi dışında, geliri toplayan kuruluşların bütçesinde yer alırlar 

6- PARA İŞLEMLERİ

a) Para Basma (Emisyon)

Devlet için kolay bir ek gelir yöntemidir. Devlet finansman amacı ile karşılıksız olarak para basar. Son derece sakıncalı bir finansman yöntemidir, çünkü enflasyona neden olur.

 b) Devalüasyon

Ulusal paranın yabancı paralar karşısında dış değerinin düşürülmesine devalüasyon denir. Devlet için dolaylı bir gelir yöntemidir. Devlet ulusal paranın değerini düşürerek, ihracat ve turizm acısından ucuz bir ülke olur. Turist sayısının ve ihracatın artışı ise gelirlerin artışını sağlar. 

7- BORÇLANMA

Vergiden sonra en önemli gelir kaynağıdır. Devletler, olağan üstü durumlarda ve vergi gelirlerinin yetmediği zamanlarda borçlanmaya başvurabilirlerBorçlanma gönüllü ve belli bir süre için yapılır. Ancak nadiren olağan üstü durumlarda halkta zorunlu olarak borç da toplandığı görülmektedir.(1961-1974 arasında uygulanan Tasarruf Bonosu ile 1987-2000 arasında uygulanan Tasarrufu Teşvik Fonu uygulamaları zorunlu olarak yaptırılan borçlanmadır.)  Borçlanma yurt içinden yapılmış ise iç borç, yurt dışından yapılmışsa dış borç adını alır. İç borçlar; bankalardan, bireylerden, Merkez Bankası’ndan, bazı özel kuruluşlardan ve bazı sosyal güvenlik kuruluşlarından yapılabilir. İç borçlar kamu hizmetlerinin finansmanında, dış borçlar ise büyük yatırımlarda kullanılır

 8- VERGİ DIŞI GELİRLER

a)Mali Tekeller

Devlete gelir sağlamak ve üretimi kontrol etmek için devletin bazı mal ve hizmetlerin üretimini ve dağıtımını belli bir firmaya vermesidir. Bu firmalar hem devlete vergi sağlarlar hem de monopol kâr elde ederler. Örnek, içki üretimi için Tekel Genel Müdürlüğü yetkili kılınmıştır. 

b) Bağış Ve Yardımlar

Vatandaşlar zaman zaman devletlerine yardımda bulunurlar. Ayrıca ülkeler da birbirlerine, kültürel, sosyal, ekonomik ve askeri amaçlarla yardım ederler. 

c)-Emlak Ve Teşebbüs Gelirleri

Devlet elindeki mal varlıklarını işletebilir, kiraya verebilir, satabilir ve bu yollarla gelir elde edebilir. Örnek; özelleştirmeden elde edilen gelirler, posta gelirleri. 

d) Para Ve Vergi Cezaları

•Devletin kamu düzenine uymayanlardan tahsil ettiği para ve vergi cezalarıdır.•Örnek trafik cezaları, gecikme zamları 

e) Fonlar

Belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için ayrılmış bulunan ve gereğinde kullanılmak üzere belirli bir hesapta toplanan ve harcanabilen paralar fonu oluşturur.

Bütçe İçi Fonlar; Kaynağını bütçe ödeneklerinden alan fonlardır

Bütçe Dışı Fonlar; Bütçe ile ilişkilendirilmeyen, özel yasalarla kurulan, özel gelirleri yine kendilerince kullanılan, bütçe ilkeleri ve kanunları dışında yönetilip, kullanılan fonlardır. 

Fon Uygulamalarına Başvurma Nedenleri: 

•Mevcut mali mevzuatın katılığından kurtulma•Bütçe kaynaklarının yetersizliğinden dolayı ek kaynak oluşturma

•Alınan kararları hızla uygulamaya koyabilme arzusu

Fon Uygulamasının Aksayan Yönleri

1- Bütçe birliği ve adem-i tahsis prensibine ters düşmüşlerdir

2- Harcamalarda israfa yol açmıştır

3- Hazinenin nakit denetimi ortadan kalkmıştır

4-Kamusal nitelik taşımalarına rağmen,yasama organını denetiminden kaçılmıştır